OLSAM
OLSAM
Bir çiğ tanesi olsam
Sarı gül yaprağına konsam
Yar koklamak için uzansan
Ben titreyip dudağına damlasam
Bir su kaynağı olsam da aksam
Kristal kadehlere dolsam
Yar yansan susasan yudumlasan
Ben yüreğini soğutsam
Bir seher yeli olsam
Ilık ılık sana vursam
Yar çölde kalmış olsan
Ben terini kurutsam
Dağda gezen Şirin olsam
Yar Ferhat olup aransan
Bir gün bana rastlasan
Şirinim deyip sarılsan
Dinlemek İsterseniz
https://youtu.be/UpKqWB0EGvo?list=TLPQMjMwNTIwMjFMETjHImrVyA
BİR YALAN DÜNYA
SENSİZ MOR GECELER
SIFIRLAR
İSTANBUL TEŞEKKÜR EDİYOR
Neşeyle uyandığım sabahlar gibi gözlerimi açıyorum.
-Her şey bir rüya mıydı ?
Perdeden sızan ışıklara bakıyor kalkıp perdeyi açıyorum. Güneş pırıl pırıl hemen camı da açıyorum.
Sokak boş, hava mis gibi Nisan havası…..
Martılar, Sultantepe’den denize süzülüyorlar, sokak boş….
Rüya değil miydi?
İnandırmak istercesine “Daha vakit erken ” diyorum. Yükselen güneşe bakıyor, inatla saate bakmıyorum. Saat erken o sebepten sokakta kimse yok. Boş sokağa bakıyorum, birisi, birileri şimdi işe gitmek için koşturarak inecekler Sultantepe’nin bu dik bayırından…. vapurlar süzülmüyor deniz de bomboş.
Nisan havasını içime çekip, akışan dalgaların maviliğinde gözlerimi denize verip, boş sokağı pencerede bekliyorum….
Sokağın köşesinden bir beyaz maskeli….. “Maske, evet rüya değilmiş,
Kabus var ve devam ediyor ” diye mırıldanıyorum….
Sultantepe’den bakıyorum İstanbul’a.
Doğa güzel, hava temiz, hayat devam ediyor Martılar, kediler, kuşlar… komşu apatmanın bahçeinde erik ağacında beyaz, hemen onun yanındaki ağaçta da pembe çicekler açmış… karşı köşkün bahçesinde çimenler yemyeşil miiss gibi….
İstanbul.
İstanbul, sessiz, yorgun şehir dinleniyor, dinlenirken baharla birlikte tazeleniyor…
Trafik yok /stres yok / insanlar yok /telaş yok / sakin ve sessiz ….
Trafik, stres, insanlar nereye gittiniz ? Lütfen orada kalın .” Diye fısıldıyor, bu koca şehir yüregindeki tüm güzellikleri ve çirkinlikleriyle….
İstanbul, asil, edalı, erdemli, davetkar, mahmur, masum, çileli, hem yaşlı hem dinamik bu koca güzellik, sakinliğe hasret ve sevdalı,
küçük bir virüse belkide teşekkür ediyor.
F.Gülnur Bağrıyanık
11.04.2020.
BAŞKA DÜNYA YOK
EVRENDE BİZİM İÇİN BAŞKA DÜNYA YOK
Hayat eve sığmaazz.!!!!
Doğadan, çevreden vazgeçemem, Güneş~Ay ~Yıldızlardan vazgeçemem, Toprak ~ Deniz ~ Temiz Hava kokusundan, yağmurda ıslanmaktan, vazgeçemem,
Muhabbetle sohbetlerden, kahkahalardan, neşeden, gülen gözlerden, tebessümlerden vazgeçemem, Darda zorda yardımlaşmaktan yüz yüze hatır sormaktan, insan halini anlamaktan vazgeçemem,
Merhabalaşma’dan, selamlaşmadan vaaz geçemem, Özgürce yürümekten, koşmaktan, kuşlarla, kedilerle oynaşmaktan, gülleri koklayıp, çimenlere uzanmaktan, denizde yüzerek balıklarla yarışmaktan, denizanasını görünce deliler gibi çırpınarak kaçmaktan vazgeçemem,
Sofralar kurmaktan, çeşit çeşit pişirip masalar hazırlamaktan, sevgiyle dostlarımı ağırlamaktan, kırk yıllık hatırla yudumlanan çayımı /kahvemi paylaşmaktan vazgeçemem,
Bilim insanlarına, akademisyenlere, araştırma ve inceleme üzerine çalışanlara, felsefecilere, sosyologlara … saygım sonsuz fakat yaşlıların yaşam deneyimi ile edindikleri tecrübelerinden vazgeçemem.
Çocukların ve gençliğin hayat veren enerjilerinden, dialoglarindan, asiliklerinden, saf sevgilerinden vazgeçemem. Köle gibi çalıştırılmalara/ ırkçılığa/ ayrımcılığa/ teknolojik üretimlerin, tüketim kölesi olup, yarıştırılmalara, ötekileştirilmelere /kapitalizm/ sosyalizim/anarşizim /faşizmi/ dinizim / ekolizim /ekonomizim / ırkçılıkizim / akımizim /fikirizim…. gibi bölen, ”ötekisin sen” diye ötekileştirenleri kabul edip, kendimi inkar edemem.
Online bir dünyaya sığmam ben, fakat online bir oluşumu benim yaşamıma sığdırabilirim. Sağlık için;tokalaşmaktan, kucaklaşmaktan, sarılıp öpüşmekten, yakın mesafeden vaaz geçerim. Bu süreye bir müddet evet derim. Fakat alıştığım yaşam düzeninden vazgeçemem.
Bir virüsle, ben, bana verilen DÜNYA’ dan vazgeçersem. Sağlık için mecburiyet diye dayatılanı sorgulamaz isem ve sonunda bu yeni bir yaşam modeli diyerek verilirse ve bende onu hiç anlamadan, araştırmadan, öğrenmeden, direnmeden, yenilikler icat ederek yeni yaşam düzenini pazarlığına girmeden, kabul edersem, edemem, ben kabul edemem.
Fakat doğaya, ekolojik sisteme, canlıları, toplumsal yaşam kurallarının yeniden gözden geçirilmesini ve kuralların yeniden kanunlaşmasını ve uygulanmasını, dünyanın tüm oluşumlarının doğa ve canlıların korunmasını, iklimlerin düzenini bozmadan yaşamayı, dünyayı kirletmeden yaşamaya, yönelik tüm çalışmaları destekler ve kabul ederim. Büyük bir bütünün parçası olarak tüm kainat, evren ve dünya aynı atmosfer içerisinde ince ve hassas ve karmaşık bir DENGE ile birlikte olduğumuzu, her bir zerrenin birbirini etkilediğini/etkilediğimizi yok sayıp, unutamam. Bu sefer sorunun küresel olduğunun, cevapların ulusal olma halklarını tartışmamız gerektiğini unutamam, yok sayamam. Doğa ve doğal yaşama uyum sağlamak, Dünyanın ve bütünün iyiliği için tüm yanlışlarımdan, davalarımdan vazgeçerim ben. Evrende şimdilik bizim için başka dünya yok.






